Kabul Olan Dualar -5

Ramazan ayı ise rahmet ve mağfiret ayıdır, oruç ayıdır,
Kur’ân ayıdır, sosyal yardımlaşma ve dayanışma ayıdır. Bu
ayda dinî duygular yükselir, Allah’a yönelişler artar ve yapılan
dualar kabul olur.


b) İftar Vaktinde Yapılan Dualar


Peygamberimiz (s.a.s.);
إِنَّ لِلصَّائِمِ عِنْدَ فِطْرِه۪ لَدَعْوَةً مَا تُرَدُّ
“Oruçlunun orucunu açarken yapacağı dua reddedilmez.”
(İbn Mâce, Siyâm, 48)
Hadiste, ihlas ile yerine getirilen bir ibadetin sona erme
zamanında, kulun yaptığı duanın kabul edileceği müjdelenmekte
ve dolayısıyla oruç açarken dua edilmesi teşvik
edilmektedir. Sahabeden Abdullah ibn Amr, iftar vaktinde
şöyle dua etmiştir:
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِرَحْمَتِكَ الَّتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ أَنْ تَغْفِرَ لِي
“Allah’ım! Ben Senden her şeyi kuşatan rahmetin sebebiyle
beni bağışlamanı diliyorum.” (İbn Mâce, Siyâm, 48)


c) Cuma Günü ve Gecelerinde Yapılan Dualar


فِي يَوْمِ الْجُمُعَةِ سَاعَةٌ لَا يُوَافِقُهَا مُسْلِمٌ وَهُوَ قَاِئمٌ يُصَلِّي
يَسْأَلُ الٰهّلَ خَيْرًا إِلَّا أَعْطَاهُ
“Cuma gününde bir saat vardır ki Müslüman o saatte namazda
Allah’tan bir hayır isterse, Allah ona istediğini verir”
(Buhârî, De’avât, 61) anlamındaki hadis bunu ifade etmektedir.

Peygamberimiz (s.a.s.), Hz. Ali’ye buyurmuştur ki;
إِذَا كَانَ لَيْلَةُ الْجُمُعَةِ فَإِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ تَقُومَ فِي ثُلُثِ اللَّيْلِ الْآخِرِ
فَإِنَّهَا سَاعَةٌ مَشْهُودَةٌ وَالدُّعَاءُ فِيهَا مُسْتَجَابٌ
“Cuma gecesi olduğu zaman gecenin son üçte birinde kalkabilirsen
(kalk ve dua et). Çünkü o vakit, (meleklerin) şahit
olduğu bir zaman dilimidir. Bu vakitte yapılan dua kabul
olur.” (Ebû Davûd, Dua, 115)


Peygamberimiz (s.a.s.);
اِنَّ مِنْ اَفْضَلِ يَوْمِكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
“En faziletli günlerden biri de Cuma günüdür” buyurmuş
ve bu günde kendisine çok salât ü selâm getirilmesini
istemiştir. (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 910)


ç) Arefe Günü Yapılan Dualar


Peygamberimiz (s.a.s.),
خَيْرُ الدُّعَاءِ دُعَاءُ يَوْمِ عَرَفَةَ
“En hayırlı / kabulü şayan olan dua, Arefe günü yapılan
duadır” buyurmuştur. (Tirmizî Dua, 8; Malik, Dua, No: 500)


d) Gece Vakti Yapılan Dualar


Şu hadisler gece vakti yapılan duaların kabul olacağını
ifade etmektedir:


إِنَّ فِي اللَّيْلِ لَسَاعَةً لَا يُوَافِقُهَا رَجُلٌ مُسْلِمٌ يَسْأَلُ الٰهّلَ خَيْرًا مِنْ أَمْرِ
الدُّنْيَا أَوِ الْآخِرَةِ إِلاَّ أَعْطَاهُ إِيَّاهُ وَذٰلِكَ كُلَّ لَيْلَةٍ

“Gecede bir an vardır ki, kişi ona rastlar da dünya ve ahiret
için bir şey dilerse, şüphesiz Allah dileğini yerine getirir. Bu
an, her gecede vardır.” (Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn, 166)


يَتَنَزَّلُ رَبُّنَا تَبَارَكَ وَتَعَالَى كُلَّ لَيْلَةٍ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا حِينَ يَبْقِى ثُلُثُ
اللَّيْلِ الْآخِرِ يَقُولُ مَنْ يَدْعُونِي فَأَسْتَجِيبُ لَهُ مَنْ يَسْأَلْنِي فَأُعْطِيهِ مَنْ
يَسْتَغْفِرْنِي فَأَغْفِرُ لَهُ
“Yüce Rabbimiz her gece yakın semaya iner, gecenin son
üçte biri kalıncaya kadar kalır ve; ‘Kim bana dua ederse ona
icabet ederim, kim benden bir şey isterse ona isteğini veririm,
kim benden af ve bağış dilerse onu bağışlarım’ der.” (Buhârî,
De’avât, 13; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 919–922)


Bu hadisin başka bir varyantında, bu durumun, gecenin
yarısı veya üçte birinden sabah oluncaya kadar devam
ettiği bildirilmektedir. (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 919, 921)
Yüce Allah’ın gece dünya semasına inmesi mecazî
anlamda olup bu vakitlerde duanın kabul olacağını ifade
eder. Zira Allah, zaman ve mekândan münezzehtir.


مَنْ تَعَارَّ مِنَ اللَّيْلِ فَقَالَ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ الٰهّلُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ
الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَسُبْحَانَ الِّٰهل وَالْحَمْدُ وَلَا إِلٰهَ إِلاَّ
الٰهّلُ وَالٰهّلُ أَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِا لِّٰهل ثُمَّ قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي أَوْ قَالَ ثُمَّ
دَعَا اُسْتُجِيبَ لَهُ فَإِنْ عَزَمَ وَتَوَضَّأَ ثُمَّ صَلَّى قُبِلَتْ صَ تَالُهُ
“Kim gece uyanınca, ‘Allah’tan başka ilâh yoktur, bir tek
O vardır, O’nun ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’na
mahsustur, O’nun her şeye gücü yeter. Allah’ı noksan sıfatlardan
tenzih ederim, her türlü övgü Allah’a mahsustur,

Allah’tan başka ilâh yoktur, Allah en büyüktür, güç ve kuvvet
ancak Allah ile vardır’ der, sonra ‘Rabbim! Beni bağışla’ diye
dua ederse -veya sonra dua eder, buyurdu- duası kabul olur.
Eğer azmedip abdest alıp namaz kılarsa namazı kabul olur.”
(Tirmizî, De’avât, 26)


Peygamberimiz, gece vakti yapılan duanın daha faziletli
olduğunu bildirmiştir:


اَللَّيْلُ الْآٰخِرُ الدُّعَاءُ ف۪يهِ أَفْضَلُ وَأَرْجٰى
“Gecenin sonunda yapılan dua daha faziletlidir ve kabul
edilmesi daha çok umulur.” (Tirmizî, De’avât, 80)


يُنَادِي مُنَادٍ كُلَّ لَيْلَةٍ هَلْ مِنْ دَاعٍ فَيُسْتَجَابُ لَهُ هَلْ مِنْ سَائِلٍ فَيُعْطَى لَهُ
هَلْ مِنْ مُسْتَغْفِرٍ فَيُغْفَرُ لَهُ
“Her gece bir münadi şöyle seslenir? Dua eden yok mu?
Onun duası kabul olur. İsteyen yok mu? İstediği verilir. Af ve
mağfiret dileyen yok mu? Günahı bağışlanır.” (Heysemî, Ed’ıye, 25,
No: 17244)


Akşamdan sabah namazı vaktine kadar gece yapılan
duaların kabul olacağı ile ilgili rivayetler vardır. (Heysemî,
Ed’ıye, 25, No: 17243-17253)


Gecenin yarısında ve üçte ikisinde yapılan dualar daha
çok kabul olur. (Heysemî, Ed’ıye, 25, No: 17252)
Gece yapılan dualar samimiyetle ve gönülden yapıldığı
için icabete mazhar olur.

e) Ezan Okunduğu ve Kamet Getirildiği Zaman Yapılan
Dualar


اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ فُتِحَتْ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَ اسْتُجِيبَ الدُّعَاءُ
“Namaz için ezan okunduğu zaman sema kapıları açılır
ve yapılan dualar kabul olur.” (Ebû Ya’lâ, Zikir ve Dua, No: 4072)


اِذَا كَانَ عِنْدَ الْاَذَانِ فُتِحَتْ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَاسْتُجِيبَ الدُّعَاءُ وَ اِذَا كَانَ
عِنْدَ الْاِقَامَةِ لاَ تُرَدُّ دَعْوَةٌ
“Ezan okunduğunda, sema kapıları açılır ve dualar kabul
edilir. Kamet getirildiğinde dua reddedilmez.” (İbn Ebî Şeybe, Dua,
17, No: 29239)


f) Ezan İle Kamet Arasında Yapılan Dualar


Peygamberimiz (s.a.s.);
اَلدُّعَاءُ لَا يُرَدُّ بَ الْأَذَانِ وَالْإِقَامَةِ قَالُوا فَمَاذَا نَقُولُ يَا رَسُولَ الِّٰهل؟ قَالُوا
سَلُوا الٰهّلَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآٰخِرَةِ
“Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez” buyurdu.
Bunun üzerine sahabe; “Ey Allah’ın elçisi! Ne dua
edelim?” diye sordular. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Allah’tan
dünya ve ahirette âfiyet / sağlık isteyiniz” buyurdu. (Tirmizî,
De’avât, 129; bk. Ebû Davud, Salât, 35)


g) Namazda, Secde Hâlinde ve Farz Namazların
Akabinde Yapılan Dualar


Peygamberimiz (s.a.s.);
أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّه۪ وَهُوَ سَاجِدٌ فَأَكْثِرُوا الدُّعَاءَ

“Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede bulunduğu
andır. O hâlde secde hâlinde bolca dua ediniz.” buyurmuştur.
(Müslim, Salât, 215; Ebû Davud, Salât, 152)


قِيلَ يَا رَسُولَ الِّٰهل أَيُّ الدُّعَاءِ أَسْمَعُ؟ قَالَ جَوْفَ اللَّيْلِ الْآٰخِرِ وَدُبُرَ
الصَّلَوَاتِ الْمَكْتُوبَاتِ
‘’Hangi dua kabul edilmeye daha yakındır?” diye
sorulan
bir soruya Hz. Peygamber; ‘’Gecenin ikinci yarısında yapılan
dua ile farz namazların ardından yapılan dua’’ diye cevap
vermiştir. (Tirmizî, De’avât, 80)


ğ) Yağmur Yağarken ve Kâbe’yi Görünce Yapılan
Dua


تُفْتَحُ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَ يُسْتَجَابُ الدُّعَاءُ فِي اَرْبَعَةِ مَوَاطِنَ عِنْدَ اِلْتِقَاءِ
الصُّفُوفِ فِي سَبِيلِ الِّٰهل وَ عِنْدَ نُزُولِ الْغَيْثِ وَ عِنْدَ اِقَامَةِ الصَّلاَةِ وَ عِنْدَ
رُؤْيَةِ الْكَعْبَةِ
“Dört yerde sema kapıları açılır ve dualar kabul olur: Allah
yolunda savaşmak üzere saf tutulduğunda, yağmur yağarken,
namaz kılarken ve Kâbe’yi görünce.” (Heysemî, Ed’ıye, 25, No: 17253)


h) Yûnus Peygamberin Duası İle Yapılan Dualar


Peygamberimiz (s.a.s.), Yûnus Peygamberin balığın
karnında yaptığı dua ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
دَعْوَةُ ذِي النُّونِ إِذْ دَعَا وَهُوَ فِي بَطْنِ الْحُوتِ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَا نَكَ
إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ إِنَّهُ لَمْ يَدْعُ بِهَا مُسْلِمٌ فِي شَيْءٍ قَطُّ إِلَّا اسْتَجَابَ
الٰهّلُ لَهُ بِهَا
“Balık sahibi (Yûnus’)un, balığın karnındaki duası;

lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn
(Allah’ım! Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan
tenzih ederim, gerçekten ben zalimlerden oldum.) Bu dua ile
dua eden hiçbir müslüman yoktur ki Allah onun isteğini bu
dua sebebiyle kabul etmiş olmasın.” (Hâkim, De’avât, No: 1862–1863)


أَلَا أُخْبِرُكُم بِشَيْءٍ إِذَا نَزَلَ رَجُلًا مِنْكُمْ كَرْبٌ أَوْ بَ ءَالٌ مِنْ بَ يَالَا الدُّنْيَا
دَعَا بِه۪ يُفْرَجُ عَنْهُ فَقِيلَ لَهُ بَلٰى فَقَالَ دُعَاءُ ذِي النُّونِ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ
سُبْحَا نَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
“(Hz. Peygamber, ashabına) ‘Size bir şey haber vereyim
mi? Sizden birine bir sıkıntı veya dünya musibetlerinden bir
musibet isabet ettiği zaman, bu dua ile dua ettiği zaman o sıkıntı
ve imtihan ondan giderilir.’ (demiş) kendisine ‘evet haber
ver’ denilmiş, bunun üzerine; ‘Balık sahibi Yûnus’un; Lâ
ilâhe illâ ente sübhâne innî küntü mine’z-zâlimîn (Allah’ım!
Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim.
Gerçekten ben zalimlerden oldum, şeklinde yaptığı duadır,
buyurmuştur.” (Hâkim, De’avât, No: 1864)


3. Belirli Mekânlarda Yapılan Dualar


Evde, caddede, sokakta, iş yerinde, tarlada kısaca, tuvalet
gibi ibadete elverişli olmayan yerler ile kumarhane ve
meyhane gibi günah işlenen mekânların dışında her yerde
dua edilebilir. Bununla birlikte cami ve Kâbe gibi ibadet
yerlerinde, Arafat ve Müzdelife gibi mübarek mekânlarda
yapılan dualar daha faziletlidir. Meselâ Peygamber Efendimiz;
Medine’deki Mescid-i Nebevî’de kılınan bir rekat
namazın, Mescid-i Haram dışındaki diğer mescitlerde
kılınan bin rekat namaza denk olduğunu (Nesâî, Mesâcid, 4),

Mescid-i Haram’da kılınan namazın ise diğer mescitlerde
kılınan namazlardan yüz bin kat daha fazla sevap olduğunu
(İbn Mâce, Salât, 195) bildirmiştir. Dua da bir ibadet olduğuna
göre Mescid-i Haram’da ve Mescid-i Nebevî’de yapılan
dualar da daha faziletli ve makbul olur.

.
.
Yorum Yaz