Kabul Olan Dualar -4

ğ) İsm-i A’zâm İle Yapılan Dua


“İsm-i a’zâm”, en yüce isim, demektir. Hadis kitaplarında
ism-i a’zâm ile ilgili farklı isimler zikredilmiştir.
Bunlardan iki rivayet şöyledir:

Sahabeden Enes b. Malik (r.a.) diyor ki; Hz. Peygamber
(s.a.s.), bir gün camiye girdi. Bir sahâbî namaz kılıyordu.
Bu sahâbî namazdan sonra dua etmeye başladı ve
duasında şöyle diyordu:


اَللَّهُمَّ اِنِّي اَسْأَلُكَ بِاَنَّ لَكَ الْحَمْدُ لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ الْمَنَّانُ بَدِ يعُ
السَّمٰوَاتِ وَ الْاَرْضِ ذُو الْجَ لَالِ وَ الْاِكْرَامِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ
“Allah’ım! Her türlü övgü sana mahsustur. Senden başka
ilâh yoktur. (Sen), mennânsın/çok nimet verensin, gökleri ve
yeri yokken var edensin, celâl ve ikram sahibisin, ey yaşayan,
diri, canlı, ölümsüz, ezelî ve ebedî olan; zatı ile kaim olan, her
şeyin varlığı kendisine bağlı olan, uykusu ve uyuklaması olmayan,
varlıkları yöneten, koruyan ve ihtiyaçlarını üstlenen
Allah’ım! cümleleri ile sana dua ediyor, senden talepte bulunuyorum.”


Bu duayı işiten Peygamberimiz (s.a.s.);
لَقَدْ دَعَا بِاسْمِ الِّٰهل الْاَعْظَمِ الَّذِي اِذَا دُعِيَ بِه۪ اَجَابَ وَ اذَا سُئِلَ بِه۪ اَعْطَي
“Bu kimse, Allah’ın ism-i a’zâm’ı ile dua etti ki ism-i
a’zâm ile dua edildiğinde Allah bu duayı kabul eder ve bu
isimle istenince Allah verir” (Hâkim, De’avât, I, 504; Ebû Ya’lâ, Zikir ve
Dua, No:1124) buyurdu.


Enes bin Malik anlatıyor. Hz. Peygamber bir adamın;
اَللّٰهُمَّ اِنِّي اَسْاَلُكَ بِاَنَّ لَكَ الْحَمْدُ لَااِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ الْمَنَّانُ بَدِيعُ السَّمٰوَاتِ
وَ الْاَرْضِ ذُو الْجَ لَالِ وَالْاِكْرَامِ اَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَ اَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ
“Allah’ım! ‘Hamd sana mahsustur, Senden başka ilâh yokDUALAR
116
tur, sadece Sen varsın, Sen mennânsın, gökleri ve yeri yaratansın,
celal ve ikram sahibisin, isim ve niteliklerin ile istiyorum.
Senden cenneti istiyorum ve cehennemden sana sığınıyorum”
diye dua ettiğini duydu ve;
لَقَدْ يَدْعُو الٰهّلَ بِاسْمِهِ الْاَعْظَمِ الَّذِي اِذَا دُعِيَ بِهِ.وَ اِذَا سُئِلَ بِهِ اَعْطَى
اجَاَبَ
“Bu adam Allah’tan, O’nun yüce ismiyle istedi ki Allah’a
ism-i azamı ile dua edildiği zaman kabul eder, bu isim ile istenildiği
zaman verir” buyurdu. (Hâkim, De’avât, I, 504; İbn Mâce, Dua, 9)
Hadislerde Allah’ın ism-i a’zâmı olarak birden çok
isim zikredilmiştir. Bu isimlerin başında lafza-i celal; sonra
Rahman, Rahîm, Rab, Mennân, Ehad, Samed, Hayy,
Kayyûm, Mâlikü’l-mülk, Bedî’u’s-semâvâti ve’l-erd, Zû’lcelâli
ve’l-ikram, lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illâ ente isimleri
gelmektedir. (bk. Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 258; Tirmizî, De’avât, 65; İbn
Mâce, Dua, 9; Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân, 14; Ahmed, III, 120; VI, 461)


h) Hac ve Umre Yapanların Duası


اَلْحُجَّاجُ وَالْعُمَّارُ وَفْدُ الِّٰهل إِنْ دَعَوْهُ أَجَابَهُمْ وَإِنِ اسْتَغْفَرُوهُ غَفَرَ لَهُمْ
“Hacılar ve umre yapanlar Allah’ın (evininin) ziyaretçileridir/
elçileridir. Kendisine dua ederlerse dualarına icabet
eder, O’ndan bağışlanma dilerlerse onları bağışlar.” (İbn Mâce,
Menâsik, 5)


مَنْ حَجَّ هٰذَا الْبَيْتَ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ رَجَعَ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ
“Kim Allah için hacceder de (Allah’ın rızâsına uymayan)
kötü söz ve davranışlardan ve Allah’a karşı gelmekten sakı
nırsa, (kul hakkı hariç) annesinin onu doğurduğu günkü gibi
(günahlarından arınmış olarak hacdan) döner.” (Buhârî, Hac, 4;
Nesâî, Menâsikü’l-Hac, 4; Müslim, Hac, 438; İbn Mâce, Menâsik, 1)


Bu hadislerde Peygamberimiz (s.a.s.), Allah’ın, hac
ve umre yapan kimselerin dualarını kabul edeceğini bildirmektedir.
Hac ve umre; meşakkatli bir ibadettir, sıcak,
izdiham ve kalabalıkta sırf Allah için sıkıntılara katlanmak
samimiyetin gereğidir. Ayrıca hac ve umre yapanlar,
Mescid-i Haram, Kâbe, Mina, Müzdelife ve Arafat gibi
kutsal mekânlarda dua ederler, Allah da onların duasını
kabul eder.


i) Allah Yolunda Cihat Eden Gazilerin Duası


اَلْغَازِي فِي سَبِيلِ الِّٰهل وَالْحَاجُّ وَالْمُعْتَمِرُ وَفْدُ
الِّٰهل دَعَاهُمْ فَاَجَابُوهُ وَسَأَلُوهُ فَأَعْطَاهُمْ
“Allah yolunda cihat eden gaziler, hac ve umre yapanlar
Allah’ın elçileridir. Kendisine dua ederlerse dualarına icabet
eder, O’ndan bir şey isterlerse onlara verir.” (İbn Mâce, Menasik, 5)


Dini mübîni İslâm için cihad eden, Allah için beden ve
mal varlığını ortaya koyan, gerektiğinde uykusuz ve aç kalan,
düşmanla çarpışan müslüman, bu konumda dua ettiği
zaman Allah duasını kabul eder.


Her müslümanın kabul olan bir duası vardır. Peygamberimiz
(s.a.s.) şöyle buyurmuştur:


وَ اِنَّ لِكُلِّ مُسْلِمٍ دَعْوَةً يَدْعُو بِهَا فَيُسْتَجَابُ لَهُ
“Her müslümanın kabul olan bir duası vardır.” (Heysemî,
Ed’ıye, 10, No: 17215)

2. Belirli Zamanlarda Yapılan Dualar


Müslüman, her zaman dua yapabilir, ancak bazı ay,
gün ve gecelerde Meselâ üç aylarda, özellikle Ramazan aylarında,
Kadir, Berat, Mirac, Regaip, Cuma ve bayram gecelerinde,
seher vakitlerinde, secde hâlinde, ezan ile kamet
arasında, namazdan sonra yapılan duaların kabul olacağı
ile ilgili hadisler vardır. Duaların kabul olacağı zamanları
şöyle özetleyebiliriz.


a) Üç Aylarda Yapılan Dualar


Üç aylar, Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Recep ve
Şaban; içinde bin aydan hayırlı olan kadir gecesinin bulunduğu,
Kur’ân’ın indiği ve İslâm’ın beş temel esasından biri
olan oruç ibadetinin tutulduğu, rahmet ve mağfiret ayı olan
Ramazan ayına hazırlık aylarıdır. Peygamberimiz (s.a.s.), bu
aylarda diğer aylara nispetle daha çok oruç tutmuş, bazen
Şaban ayının tamamını oruçla geçirmiş (Tirmizî, Savm, 36) ve
إِنَّ الٰهّلَ تَبَارَكَ وَتَعَالٰى يَنْزِلُ لَيْلَةَ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ إِلٰى سَمَاءِ الدُّنْيَا
فَيَغْفِرُ لِأَكْثَرَ مِنْ عَدَدِ شَعْرِ غَنَمِ كَلْبٍ
“Yüce Allah, Şaban ayının yarısı olduğunda dünya semasına
iner ve Kelp kabilesinin koyunlarının tüylerinin sayısından
çok kimsenin günahını bağışlar” (Tirmizî, Savm, 38) buyurmuştur.


Yüce Allah’ın dünya semasına inmesi, mecazî anlamda
olup duaları kabul etmesi ve günahları bağışlamasından,
Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri ifadesi de çokluktan
kinayedir. Hadis, Allah’ın Şaban ayında mü’minlerin tövbe
ve dualarını kabul ettiğini ifade etmektedir.

.
.
Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !