Kabul Olan Dualar -3

d) Süleyman Peygamberin Duası


Süleyman (a.s.), yüce Allah’tan mülk istemiştir:
قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَا يَنْبَغِي لِأَحَدٍ مِنْ بَعْدِي إِنَّكَ أَنْتَ
الْوَهَّابُ
“O, ‘Rabbim! Beni affet, bana, benden sonra hiç kimseye
nasip olmayan bir mülk (hükümdarlık) ver. Çünkü Sen, çok
lütufkârsın’, diye dua etti!” (Sâd, 38/35)


Yüce Allah, onun bu duasını kabul etmiştir:
فَسَخَّرْنَا لَهُ الرِّيحَ تَجْرِي بِأَمْرِهِ رُخَاءً حَيْثُ أَصَابَ وَالشَّيَاطِينَ كُلَّ بَنَّاءٍ
وَغَوَّاصٍ وَآخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِي الْأَصْفَادِ
“Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca
giden rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları,
demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.”
(Sâd, 38/35–38)


Zikrettiğimiz bu beş örnekte, insanlara önder ve rehber
olarak gönderilen peygamberlerin çeşitli konularda
dua ettikleri ve dualarının kabul edildiği ve bunun bir öğüt
olduğu bildirilerek mü’minlere yol gösterilmektedir.
Peygamberler gibi ihlâs ile usul ve şartlarına uygun
olarak dua eden mü’minlerin duaları da kabul olur. Özellikle
bazı zamanlarda, konumları ve durumları sebebiyle
bir kısım insanların dualarının kabul olacağını Peygamberimiz
bize bildirmiştir. Bunların bir kısmını şöyle özetleyebiliriz:


e) Oruçlu Kimsenin, Âdil Devlet Başkanının ve
Mazlumun Duası


ثَ ثَالَةٌ لَا تُرَدُّ دَعْوَتُهُمْ اَلصَّائِمُ حَتَّى يُفْطِرَ وَالْإِمَامُ الْعَادِلُ وَدَعْوَةُ
الْمَظْلُومِ يَرْفَعُهَا الٰهّلُ فَوْقَ الْغَمَامِ وَيَفْتَحُ لَهَا أَبْوَابَ السَّمَاءِ وَيَقُولُ
الرَّبُّ وَعِزَّتِي لَأَنْصُرَنَّكَ وَلَوْ بَعْدَ حِينٍ


“Üç kimsenin duası reddedilmez: İftar edinceye kadar
oruçlu kimsenin, âdil devlet başkanının ve mazlumun duası.
Allah, mazlumun duasını bulutların üzerine kaldırır ve o dua
için sema kapılarını açar ve ‘İzzetime yemin ederim ki belli bir
süre de olsa mutlaka sana yardım edeceğim’ buyurur.” (Tirmizî,
De’avât, 115,129; İbn Mâce, Siyâm, 48; bk. İbn Hıbbân, Ed’ıye, 17, No:17228)


Oruç, riya karışmayan bir ibadettir. Oruç tutan sırf Allah
için tutmuştur. Dolayısıyla Allah oruç tutanın duasını
kabul eder. Devlet başkanı/yönetici olup da yönetilenlere
ve halka adaletli davranabilmek bir meziyettir, dürüstlüktür.
Allah, bu kimselerin dualarını kabul edeceğini bildirerek
adaletin önemine vurgu yapmıştır. Mazlum ise zarara
uğramış, kalbi kırılmıştır, dolayısıyla zalime içtenlikle dua
etmiştir. Allah, zalimin değil mazlumun yanındadır. Dolayısıyla
mazlumun duasını kabul eder ve zalimden onun
intikamını alır.


f) Misafirin ve Anne-Babanın Çocuklarına Duası


ثَ ثَالُ دَعَوَاتٍ مُسْتَجَابَاتٌ لَا شَكَّ فِيهِنَّ دَعْوَةُ الْوَالِدِ وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ

وَدَعْوَةُ الْمَظْلُومِ

“Hiç şek ve şüphe yok ki üç kimsenin yaptığı dua kabul
edilir: Anne-babanın çocuklarına yaptığı dua, misafirin duası
ve zulme uğramış kimsenin duası.” (Ebû Davud, Salât, 364; Tirmizî,
De’avât, 48; bk. Heysemî, Ed’ıye, 17, No:17229)


Dinimiz misafire ibadetlerde birtakım kolaylıklar tanımıştır.
Meselâ isterse Ramazan orucunu -daha sonra kaza
etmek şartıyla- tutmayabilir, dört rekatlı namazları iki
rekat olarak kılar, mestlerin üzerine yetmiş iki saat mesh
edebilir. Bu kolaylıklar, misafire verilen değeri ifade eder.
Duasının kabulü de bu sebepledir.


Anne-baba, çocukların hayata gelme sebebidir. Çocukları
her türlü zahmete katlanıp büyütmüşlerdir. Üzerlerinde
hakları çoktur. Bu itibarla çocukları hakkında yaptıkları
dua reddedilmez.


g) Mü’minlerin Yüzlerine ve Gıyaplarında Birbirlerine


Yaptıkları Dua
Peygamberimiz (s.a.s.), bir mü’minin, bir mü’min kardeşinin
gıyabında yaptığı duanın en süratli kabul edilen
dua olduğunu şu hadislerinde bildirmiştir:


إِنَّ أَسْرَعَ الدُّعَاءِ إِجَابَةً دَعْوَةُ غَائِبٍ لِغَائِبٍ
“Hiç şüphesiz en süratli kabul edilen dua, bir mü’minin bir
mü’mine gıyabında yaptığı duadır.” (Ebû Davud, Salât, 364; Buhârî,
Edebü’l-Müfred, No:623)


دَعْوَتَانِ لَيْسَ بَيْنَهُمَا وَ بَ الِّٰهل حِجَابٌ دَعْوَةُ
الْمَظْلُومِ وَ دَعْوَةُ الْمَرْءِ لِاَخِيهِ بِظَهْرِ الْغَيْبِ
“İki dua vardır ki bu dualar ile Allah arasında perde yoktur.
Mazlumun duası, kişinin müslüman kardeşinin gıyabında
yaptığı dua.” (Heysemî, Ed’ıye, 17, No:17231)


إِذَا دَعَا الرَّجُلُ لِأَخِيهِ بِظَهْرِ الْغَيْبِ قَالَتِ الْمَ ئَالِكَةُ آمِينْ وَلَكَ بِمِثْلٍ
“Bir kimse kardeşinin gıyabında dua ettiği zaman melekler,
‘âmin, aynısı sana da verilsin’ diye dua ederler.” (Ebû Davud,
Salât, 362)


مَا مِنْ مُسْلِمَ الْتَقَيَا فَاَخَذَ اَحَدُهُمَا بِيَدِ صَاحِبِه۪ اِلَّا كَانَ حَقٌّ عَلَى الِّٰهل
اَنْ يُجِيبَ دُعَائَهُمَا وَ لَا يَرُدَّ اَيْدِيَهُمَا حَتَّى يَغْفِرَ لَهُمَا
“Birbirleriyle karşılaşıp tokalaşan iki Müslüman yoktur ki
Allah dualarını kabul etmiş, ellerini bırakmadan onları bağışlamış
olmasın.” (Ebû Ya’lâ, Zikir ve Dua, No: 4139)


اِنَّمَا يَنْصُرُ الٰهّلُ الْمُسْلِمِينَ بِدُعَاءِ الْمُسْتَضْعَفِينَ
“Allah, Müslümanlara zayıfların duası sebebiyle yardım
eder.” (Taberânî, No: 4160)
Bu hadisler, mü’minlerin birbirlerinin yüzlerine ve gıyaplarında
dua etmelerini hem teşvik etmekte, hem de bu
duaların kabul edileceğini bildirmektedir.

.
.
Yorum Yaz